|
Ufaklık, bozukluk, demir para... Daha bir çok ismi var. Bunlar bir ülke ekonomisi hakkında bir bakışta bilgi sahibi olabileceğiniz madeni paralarıdır. Cumhuriyet tarihimizin madeni paraları ışığında küçük bir yolculuğa çıkalım...
Cumhuriyet tarihimizin ilk madeni parası, 1924 yılında tedavüle çıkan 10 kuruş, 5 kuruş ve 100 paralar oldu. O dönemde Harf İnkilabı henüz yapılmadığından ilk paralarımızın üzerlerinde arap harfleri kullanılmış. Paraların ufak olduğuna bakmayın o dönemde dolar 75 kuruş, Fransız Frangı 6 kuruş. Anlayacağınız bozukluklarımız oldukça itibarlı.
Bu madeni paralarımızı, bir yıl sonra tedavüle çıkarılan nikel 25 kuruşlar izledi. Parlaklığı ve büyüklüğü ile ihtişamlı, adı üzerinde 'manda gözü'.
Harf inkilabını takiben latin harfleri ile basılan ilk madeni paramız 1934 yılında tedavüle çıkan ve 830 ayar gümüş olan 100 kuruştu. Dönem Türk lirasına şapka çıkartılan dönemdi. Tasarımı ile göz kamaştıran bu paramızın üzerinde yer alan Atatürk portresi Londra darphanesinin dünyaca ünlü gravürcüsü Medkaley tarafından hazırlanmıştı. Dediğim gibi dönem Türk lirasına şapka çıkartılan dönem, ekmeğin okkası 12 kuruş, etin okkası 40 kuruş. Savaştan çıkmış bir ülke olmamıza rağmen Türk Lirası dünyanın saygın paraları arasında. Mor binliği bastırdığınız an kuyumcular 110 tanesini avucunuza koyuveriyorlar. 100 kuruşlar bu kadar değerli iken kalpazanlar boş durmuyor tabi, kısa süre içinde sahteleri basıldı. Bunun üzerine bu paralar kaldırılarak yeni kalıplarla basım yoluna gidildi.
İlk ve tek kenarları tırtıklı paramız 1938 yılında çıkarılan madeni 1 kuruşluklardır. Nikel/bakır karışımından yapılan ve alışılagelmişin dışındaki bu paralarımızın kenarları da 12 dilimliydi.
Cumhuriyet tarihimizin ilk ortası delikli parası 1947 yılında basıldı. Bu para pirinçten yapılmış ve 1 kuruş değerinde idi. Bunu daha sonra 1948 yılında bastırılan 20 paralar (yarım kuruşlar)izledi (bazı kaynaklara göre bu paradan sadece 150 adet basılmış ve daha sonra belirli olmayan bir nedenden ötürü basımı durdurulmuş. Bu özelliğinden ötürü biz koleksiyoncular arasında efsane bir para olmuştur). 2.dünya savaşı sonrasının sıkıntısını yaşadığımız o günlerde ciddi bir ekonomik çöküş yaşayan halk bu paralar için "Liramız delindi" diyerek memnuniyetsizliklerini ve yoksulluklarını dile getirmişlerdir.
Osmanlı döneminde ve Cumhuriyetimizin ilk yıllarında piyasada bulunan 10 paraların ömrü 1942 yılında son buldu. Ardından 20 paralar ve 100 paralar tarihimizden silindi sonrada kuruşlar... Ta ki yenileri çıkana kadar... 10 para 20 para deyip geçmeyin Cumhuriyet tarihimizin ilk büyük öğrenci hareketi İstanbul'da tramvay biletlerine yapılan 40 paralık zammı protesto için yapılmıştı. O yıllarda 10-15 lira aylıkla geçinmeye çalışan halk, değil lira, fiyatlardaki 30-40 paralık artışlardan bile şikayetçi olmuşlardı.
Yıllar sonra kuruşlara yeniden kavuştuk, hem de yenilenmiş halleriyle umarım bundan sonra da bozukluğun serüveni aynı itibarla devam eder.
Koray Tekay
|